F1 hayranları Hollywood yıldızı Damson Idris’i, F1 The Movie’de Brad Pitt’in Sonny Hayes’iyle birlikte çalışan cesur genç sürücü Joshua Pearce olarak tanıyor. Ancak oyuncu artık resmi olarak F1 ailesinin bir parçası ve geçen ay Küresel Marka Elçisi oldu.
Gişede 630 milyon dolardan fazla hasılat elde eden film, çekimlerin büyük bir kısmının F1 gridlerinde canlı olarak yapılmasıyla dünya çapında bir hit oldu. Idris ve yıldız arkadaşı Pitt de kendi sürüşlerinin çoğunu yaptılar, bu da onlara F1 sürücülerinin hem kondisyon hem de yarış günlerinde neler yaşadıklarını anlamalarını sağladı.
İngiliz aktör, geçen hafta sonu düzenlenen F1 The Movie ödül törenine de katıldı. Akademi Ödülü ‘En İyi Ses’ dalında. Ancak öncesinde F1.com ile özel bir Soru-Cevap oturumu gerçekleştirdi ve hangi sürücüyü iyi bir arkadaş olarak gördüğünü açıkladı…
F1, Damson Idris’i Küresel Marka Elçisi olarak karşıladıDahili bağlantı
F1 elçisi olduğunuz için ne kadar heyecanlısınız ve göreviniz neler içerecek?
Damson Idris: F1 elçisi olduğum için çok heyecanlıyım. F1’in sadece gelişmekle kalmayıp aynı zamanda moda, kültür ve yaşam tarzıyla kusursuz bir şekilde bütünleştiğini gösteren yarışlarda olacağım.
F1’de size en çok çekici gelen şey nedir?
DI: En büyüğü F1’in her yıl sürekli olarak yenilikçi olması. Her şey taze ve olumlu yönde ilerliyor.
F1 The Movie aracılığıyla spor dünyasının bir parçası olmak ilginizi ne kadar artırdı?
DI: Spora her zaman ilgim vardı. Ancak film bunu daha da ileri bir seviyeye taşıdı.
Idris, F1 The Movie’de Brad Pitt’le birlikte rol alıyor
Film, F1’in sürekli büyüyen hayran kitlesinin genişlemesine nasıl katkıda bulundu?
DI: Tüm zamanların en çok hasılat yapan spor filmi. Bunu 19 kez gören insanları tanıyorum. Her kökenden gelen küçük çocuklar sadece hayran olmakla kalmıyor, aynı zamanda sürücü veya ekip olarak bu spora girmenin yollarını da düşünüyor. Bunun için F1’e teşekkür etmemiz gerekiyor.
Çekimler sırasında F1 padokuna yakından erişiminiz oldu; sizi şaşırtan ya da gerçekten dikkat çeken bir şey oldu mu?
DI: En büyük şey, sürücülerin sporu sadece güvenli değil aynı zamanda daha keyifli hale getirecek kuralların ve düzenlemelerin oluşturulmasında doğrudan etkili olmasıydı.
Filmi çekerken en çok dikkatinizi çeken şey neydi?
DI: Çekimlerdeki en önemli anım Silverstone’da tüm sürücülerle birlikte milli marşı söylemek ve ardından gridde yürümekti.
Yarış sahneleri için kapsamlı bir eğitim aldınız; bu size sürücülere karşı ne kadar daha fazla saygı kazandırdı?
DI: Onlara her zaman saygı duydum ama artık onlardan korkuyorum. Bu koşullar altında her hafta ulaştıkları hızlar bu dünyanın dışında.
Filmi çekerken F1’den Lewis Hamilton da dahil olmak üzere birçok kişiyle yakın çalıştınız. Bu, sporu anlamanıza nasıl yardımcı oldu ve onları elçi rolünüzün bir parçası olarak tekrar görmek sizi ne kadar heyecanlandırıyor?
DI: Sürücülerin yanında bulunarak sünger gibi davranabildim. Bunu daha özgün hale getirmişler. Bu büyükelçilik aracılığıyla yakınlarda olacağım için çok heyecanlıyım.
Idris, filmde kamera arkasında çalışan Hamilton’la iyi arkadaş olmaya devam ediyor
Filmin dört Oscar adaylığı almasını görmek ne kadar heyecan vericiydi?
DI: Bence bu, filmi yaratmak için harcadığımız sıkı çalışmanın ve zamanın bir kanıtı. Buna çok fazla sevgi kattık. Yani adaylıklar kesinlikle bir bonustu.
2025, filmin ötesinde eğlenceli bir sezon da yaşattı; bu konuda düşünceleriniz nelerdi?
DI: 2025 sezonu tüm eğlencesi ve dramasıyla bir sonraki sezonu daha da sabırsızlıkla beklememi sağladı. F1’in güzelliği bu. Her takımın inişleri ve çıkışları onu heyecanlı kılıyor.
Geçmişten veya günümüzden belirli bir F1 kahramanınız var mı?
DI: Joshua Pearce gibi Lewis de (Hamilton) kesinlikle benim F1 kahramanım ve sevgili arkadaşım.
2026 sezonunu ve yeni düzenlemeleri ne kadar sabırsızlıkla bekliyorsunuz?
DI: Herkesin yeni kurallara nasıl uyum sağladığını görmek beni heyecanlandırıyor. Tıpkı hava koşulları gibi bu değişiklikler de yarışları heyecanlı kılıyor.
